Gerçek ve yalan

Gerçek ve yalan

Sizlere gerçek ve yalan iki aşktan bahsetmek istiyorum. Benim yazdığım yönden baktığınızda olaylar gerçekten çok değişiyor. Demet – İbrahim Kutluay çiftinin Hürriyet’te yayınlanan Ayça Sarıca’nın röportajlarını okudum biraz önce. Aile içindeki ortamlarından, mutlu aile olmanın püf noktalarından bahsetmişler. İnanılmaz takdir ettim ve herkesin de böyle büyük aşk, tutku ve belki de mantıkla kusursuz yürütebildiği bir ilişkisi olmasını diliyorum. Sadece iki soruyu ve cevabını sizinle paylaşacağım. Zaten bu kısa yazıdan da anlayacaksınız.
•    Mutlu ve huzurlu giden evliliğinizin temelinde ne var?
- Demet Kutluay: Öncelikle her zaman ailelerimiz ön planda, sonra kendimize vakit ayırıyoruz. Birbirimize hiç kişisel kaprisler yapmıyoruz. Birbirine güvenmek ve özgür bırakmak çok önemli. İbrahim bana bir gün bile “Kiminle gittin, nereye gittin?” gibi sorular sormadı. Çünkü birbirine yanlış bir şey yapacak insanlar değiliz ikimiz de… Bunu bildiğiniz zaman da ortada bir sorun kalmıyor.
•     Başarılı işlere imza atmış, iyi kariyerleri olan isimlersiniz. Günlük hayatta, kendi başınıza kaldığınız anlarda nasılsınız?
- İbrahim Kutluay: Her Türk ailesi gibi normal bir yaşantımız var. Birlikte vakit geçirmekten, çocuklarla bir arada olmaktan çok keyif alıyoruz. Dışarıdan çok evde vakit geçirmeyi seviyoruz.
- Demet Kutluay: Biz egolarımızı evlenmeden önce bir kenara koymuştuk zaten… Özellikle ilk tanıdığım zamanlarda, İbrahim’in bu mütevazı ve kendi halinde duruşu beni çok etkilemişti. Onun doğallığı bana da yansıdı. Hiçbir zaman sahip olduklarımla övünen biri olmadım. Sonuçta her şeyin bize bahşedilen bir nimet olduğunu düşünüyorum. Buna sahip çıkıp korumak bizim elimizde…

Bu anlamlı cevapları okuduktan sonra bir de günümüzdeki basit bir iki ilişkiden bahsetmek istiyorum. Asla karşılaştırma yapmak söz konusu değil.  Sadece olumlu ve olumsuz 2 ayrı örnekten bahsetmek amacım.
Ece Erken ve Davut Güloğlu
Bildiğiniz gibi ikili beraber bir program sunuyordu. Bu programla birlikte aşk dedikoduları da aldı başını yürüdü. Ee hal böyle olunca da reytinglerin yükselmesi için ‘Tamam aşk yaşayacaksınız’ denildi. Halk eskisi gibi değil artık, daha gözü açık televizyonda her çıkana inanmamayı da öğrendi. Kimse inanmıyor anlayacağınız.
Ece Erken’in en yakın arkadaşı, Davut Güloğlu’nun da eski nişanlısı olan Yeliz Şar da işin içinde. Magazin programlarına çıkıp ‘Allah onları nasıl biliyorsa öyle yapsın’ demese, timsah gözyaşları dökmese ‘Ay kıza yazık bak kaç sene önceki nişanlısıyla, kankası beraberlermiş oda çıkmış televizyonda ağlıyor’ diye içlenmez hatta bir bulmacada falan fotoğrafı çıksa bu kimdi ya diye birbirimize sorar durur sonra da o soruyu boş bırakırdık.
Yok Davut Ece’yi tokatladı, yok nişanlanacaklarını açıklayıp ayrıldılar, yok nişanlandılar, yok kavga edip ayrıldılar. İki insan eğer ki birbiriyle anlaşamıyorsa, bu noktalara gelemez. Gelip de anlaşamıyorsa altından bir şeyler mutlaka çıkar. Magazin programlarında her hangi bir yerde karşılaşıldığında ve bu evlilikti nişandı muhabbetleri edildiğinde ikisi de çok farklı yanıtlar veriyor dikkat ederseniz siz de anlarsınız. Mesela evlilik yakın mı sorusuna Ece Erken Evet Davut Güloğlu Hayır yanıtını veriyor.
Ben de bir magazin yazarı ve magazin okuyucusu olarak enayi yerine koyulmaktan rahatsızlık duyuyorum. Çoook eskilerde böyle numaraları yiyorduk ama artık karnımız tok.
Görün işte size iki örnek verdim, biri gerçek bir ilişki saygı ve sevgi çerçevesinde ilerliyor. Bir diğeri ise entrikalar, yalan dolan…
Daha böyle bir çok ilişki var ama ben bugün sadece bu iki ilişkiyi gözönüne getirmek istedim. Yoksa cadı kazanında kaynayan çok kişi var.
Aşkınıza dikkat edin.

YORUMLAR

Siz de konu hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi bize iletebilirsiniz.

İsim (zorunlu)

E-posta (yayımlanmaz) (zorunlu)

Website